Yemek Borusu Kanseri Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları Ve Tedavisi

Yemek Borusu Kanseri Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları Ve Tedavisi
Yemek Borusu Kanseri Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları Ve Tedavisi

Sindirim sisteminde aktif rol oynayan ve sindirimi kolaylaştıran yemek borusu yutaktan sonra gelen bir bölgedir. Yemek borusunda kimyasal ve mekanik sindirim olayı gerçekleşmez. Ağız ve yutaktan gelen gıdaların mideye ulaşmasını sağlayan, ortalama 20-24 cm uzunluğa sahip ve 2 cm çapında olan yapıya yemek borusu diğer adıyla özofagus denir.

Yemek Borusu Nerede?

Soluk borusunun arkasında bulunan ve omurgaya paralel bir şekilde uzanan yemek borusu, yapı olarak incelendiğinde iç kısımdan dış kısıma doğru mukoza, düz kaslardan oluşan bir kaslı tabaka ve koruyucu özelliğe sahip bağ dokuları vardır. Bu bağ dokuları üç bölümden incelenir. Üç bölümden biri olan mukoza tabakasında, mukus salgısı üreten aktif bezlerde bulunmaktadır. Mukus, yemek borusunun sürekli kaygan bir yapıya sahip olmasını sağlar. Kaygan yapıya sahip olan yemek borusu besinlerin mideye taşınmasını kolaylaştırır. Orta tabakada bulunan halka görünümlü ve boyuna uzanan düz kaslar kasılıp gevşeyerek besinlerin taşınmasında aktif rol oynar. Her yutma olayından sonra yemek yemek borusunun üst kısmından mideye doğru yayılan bu dalga görünümlü hareketlerine peristaltik hareket olarak tanımlanır. Bu sağımsal hareketler mide ve bağırsaklar tarafından da aktif olarak gerçekleştirilir. Mideden gelen ve yemek borusundan geçen ve geriye doğru yapılan hareketlerle kusma olayı gerçekleşir.

Yemek Borusu Hastalıkları

Akalazya, yemek borusunun sağımsal hareketleri ile yemek borusunun alt kısmında bulunan sfinkter yani kapak mekanizmasında oluşan bozukluktur. Bozukluk ortaya çıktığı andan itibaren besinlerin mideye ulaşması güçleşir. Bu hastalığın temel nedeni, yemek borusunun peristaltik hareketini gerçekleştiren sinir sisteminde ortaya çıkan bozukluklar olarak bilinmektedir. Akalazya hastalarında kusma olayı, yutma güçlüğü, kilo kaybı, göğüs bölgesinde ağrılı yanmalar ve şiddetli göğüs ağrısı görülür. Tanıda akciğer grafisi, baryumlu özafagus grafisi ve endoskopi kullanılır. Tedavide öncelikli amaç alt kapaklardaki basıncı düşürmektir. Bu nedenle öncelik ilaç tedavisidir. Endoskopik balon dilatasyonu ve sfinkter bölgesine botolinium toksin enjeksiyonu yapılır. Tedavilerden cevap alınamadı ise cerrahi yöntemlerde uygulanır.

Yemek Borusunda Yara

Diffüz Özofagial Spazm, yemek borusunun aniden, yayın ve düzensiz bir biçimde kasılması sonucu ortaya çıkan fonksiyon bozukluğu veya kaybıdır. Bu hastalığın nedeni kesin olarak bilinmiyor. Spazm hastalarında göğüste şiddetli ağrılar ve yutma güçlüğü görülür. Kalp kriziyle hemen hemen aynı belirtileri verir fakat bu şiddetli ağrıların eforla bir ilgisi bulunmaz. Bu ağrıların genel olarak nedeni yenilen yemeklerle ilgilidir. Hastalığın tanısında yemek borusu basınç ölçümler kullanılır. Temel tedavi olarak mekanik veya cerrahi tedavi uygulanır.

Yemek Borusu

Reflü, gastroözafageal reflü diğer bir ismi ile asid reflüsü, mide içinde bulunan asid özelliğine sahip sıvının yemek borusu içine geri gitmesi ve bundan dolayı yemek borusunda ciddi zararlar ortaya çıkmasıdır. Reflü tüm sağlıklı bireylerde görülebilir. Sağlıklı insanlarda 24 saatlik sürede yutma sırasında %5 gibi bir oranda reflü oluşabilir. Fakat bu oran reflü hastalığını oluşturmaz. Reflü hastalığının tanısını koyabilmek için reflü içeriğinin mide içinde kaldığı sürenin uzamasına ve sıklığına bakılır. Süre uzadıkça ve reflü sık sık tekrar ettikçe hastalığın şiddeti artmaktadır. Yemek borusunun iç yüzeyinde yani mukoza zarındaki oluşan zararın temel nedeni midenin içindeki asid ya da proteinlerin sindirimi gerçekleştiren pepsin gibi kimyasal maddelerin irritan etkilerinden dolayı ortaya çıkar.

Sigara ve alkol tüketimi, mideyi hızlı veya fazla dolduracak şekilde beslenme, midedeki asit salgısının artışı, şişmanlık, mide boşaltımında bozukluklar ve kapak mekanizmasında ortaya çıkan bozukluklar reflüye neden olur. Reflü hastalığı bazı durumlarda belirti vermez. Belirti verdiğinde ise birden fazla şikâyet ortaya çıkar. Göğüs arkasında yanma hissi, midede şiddetli yanmalar, mideden ağıza asid mide sıvısının gelmesi, şiddetli öksürük, yutkunma güçlüğü, kötü ağız kokusu ve kalp hastalıklarına benzer şiddet göğüs ağrıları reflünün belirtilerindendir.

Yemek Borusu Hastalıklarından Korunma Yolları Nelerdir?

Yemek borusu hastalıklarından korunma yolları ve tedavisi basit önlemlerdir. Öncelik hastanın yaşam tarzını değiştirmektir. Hastanın kilo vermesi ve yatmadan en az 3 saat öncesinden besin ve sıvı alımın durdurması sağlanmalıdır. Hasta sigara alkolden kaçınmalı, dar kıyafet giymemeli, yağlı ve baharatlı besinlerden uzak durmalıdır. Medikal tedavide ise ait asit salgısını düşürecek ve yemek borusu alt kapağı basıncını arttıracak ilaçlar uygulanır. Medikal tedavide kullanılan ilaçlar hastalığın neden olduğu zararları ortadan kaldırmak içindir. Hastalığı tedavi etmez ve ilaç kesildikten sonra belirtiler devam eder. Eğer yapılan medikal tedavilerden hiçbir olumlu dönüş olmadı ise ve hasta uzun süre yüksek dozda ilaç kullanmak zorunda kalıyorsa, yemek borusunda kanama ve kansere zemin hazırlayan belirtiler ortaya çıkmış ise cerrahi tedavi uygulanır. Cerrahi tedavi olarak ise Laparoskpik veya Robotik Cerrahi uygulanır. Üst karın bölgesi cerrahisinde çok zor durumda kalınmadığı sürece açık cerrahiden kaçınılmalıdır.

Yemek Borusu Kanseri Nedir?

Özefagus kanseri yutaktan başlayarak hızla yayılan bir kanserdir. Teşhisi oldukça zordur çünkü erken dönemde çoğunlukla belirti vermez. Bu kanserin iki farklı tipi vardır ve daha çok erkek bireylerde yaygındır. Skuamöz kanser ve adeno kanser olarak incelenmektedir. Yassı hücreli kanser yani suamöz kanseri, yemek borusunun iç tabakasından başlar ve sıklıkla üst ve orta bölgede görülür. Aseno kanser tipi ise yemek borusunun alt ucunda bulunan salgı bezlerindeki bozukluklardan dolayı kaynaklanır.

Yemek Borusu Kanseri Neden Olur?

Yemek borusu kanserlerinde genel olarak temel neden, beslenme alışkanlığı ve çevresel faktörlerdir. Besinlerin az çiğnenmesi, pişmeden tüketilmesi. Hazır gıda tüketimi, aşırı sıcak içecekler tüketilmesi ve sigara ve alkol tüketimi kanser için çok fazla risk oluşturur. Yemek borusu kanseri riskini arttıran faktörlerden biri de hastanın radyasyona maruz kalmasıdır. Ortaya çıkan yemek borusu kanseri nedir? Nedenleri belirlenemeyen kanser tipleri tedavi edilebilinir mi? Özellikle 60 yaş üzeri bireylerde görülen yemek borusu kanserinin altında başka hastalıklarda vardır. Alkol ve sigara tüketimi özafagus kanseri riskini çok fazla arttır. Reflü ve barrett sendromu, mide asidinin üst kısma, yemek borusuna çıkmasından dolayı oluşur. Bu durumun uzun süre devam etmesi yemek borusuna zarar verir ve bu durum kansere yakalanma riskini arttırır.

Barrett sendromu, yemek borusundaki dokuların değişmesine neden olur ve kanser riskini tehlikeli bir şekilde arttırır. Akalazya, yemek borusunun mideye bağlanan kısımda kasılıp gevşeme hareketlerin düzensiz olmasıdır. Akalazya hastalarında 15 veya 20 yıl sonrasında özafagus kanseri görülme oranı yüksektir.

Yemek Borusu Kanseri Belirtileri Nelerdir?

En sık görülen belirtileri yutkunmada zorluk ve yutkunma sırasında ağrı oluşmasıdır. Daha sonrasında besinlerin yutkunduktan hemen sonra tekrar ağıza gelmesi, boğazda ve göğüste ağrı, kronik öksürük, ağıza kan gelmesi, dışkının koyu çıkması ve reflü belirtiler arasındadır. Kansere bağlı kilo kaybı ve mide ekşimeleri, hazımsızlık ortaya çıkar. Yemek borusunda tıkanmalar ve özafagus yaralanmaları kanserin belirtilerindendir. Kanserin kesin olarak teşhis edilebilmesi için bazı testler yapılmaktadır. Endoskopi, içi kameralı olan ince içi boş bir tüp boğazdan aşağı gönderilir. Tahriş olan veya yaralanan kanserli bölge endoskopi yardımıyla teşhis edilir. Biyopsi, kanserli hücrelerin tespit edilmesi için doktor, özel streçli ince bir iğne ile yemek borusundaki dokulardan parça alır ve teşhis için laboratuvar ortamına gönderilir.

Yemek Borusu Kanserinin Evreleri Nelerdir?

Tanı işlemi gerçekleştikten sonra hastalığın evreleri belirlenir. Yemek borusu kanserinin 4 farklı evresi vardır. Bunlar;

EVRE I: İlk evrede yemek borusunu tamamen saran hücrelerde bozukluklar ve değişiklikler meydana gelmektedir.

EVRE II: Bu evrede kanserli hücreler yemek borusuna çok fazla işlemiştir ve lenf düğümlerine kadar yayılmıştır.

Yemek Borusu Kanseri 3.EVRE

EVRE III: Üçüncü evrede ise kanserli hücreler yemek borusu duvarlarına yayılır doku ve organlara yayılarak lenf düğümlerini etkiler.

EVRE IV: Son evrede artık kanser tüm vücuttaki doku ve organlara ulaşmıştır.

Yemek Borusu Kanseri Tedavisi

Tedavide ameliyat tek bir tedavi olabileceği gibi bazı tedavi yöntemleri ile birlikte yapılmaktadır. Erken dönemdeki evrede ise endoskopi kullanılarak hasta ameliyat edilir ve kansere nden olan tümörler temizlenir.

Yemek Borusu Kanseri Ameliyatı

Tedavide ikinci bir yol ise ameliyat edilecek hastanın yemek borusundaki kanserli bölüm alınır. Diğer bir ameliyat yöntemi ise hastanın midesinin üst kısmının ve yemek borusunun belirlenen kısmının alınarak kanserli kısım alınır ve mide ile yemek borusu bağlanır.

Yemek Borusu Kanseri Kemoterapi

Kemoterapi, kimyasal ürünler kullanılarak kanserli hücrelerin yok edilmesini sağlayan tedavi yöntemidir. Kemoterapi, tedavi öncesi ve sonrası uygulanabilir. Radyoterapi yöntemi ile birlikte kullanılması mümkün olan kemoterapinin bazı yan etkileri de mevcuttur.

Yemek Borusu Işın Tedavisi

Radyoterapi, yüksek orandaki ışınlar sayesinde kanserli hücreler yok edilir. Kanserli bölüme radyasyon yerleştirilerek uygulanan tedavi yöntemidir. Kemoterapi yöntemi ile birlikte kullanılması mümkündür.

Yemek Borusu Kanseri Ne Kadar Yaşar?

Kansere yakalanan hastaların hayatta kalma oranları 5 yıl içinde 100 hasta olan bireylerden yalnızca 18 hasta hayatta kalmaktadır. Erken teşhis edilen hastalarda bu oran daha yüksektir.

Yemek Borusu Kanseri Ölüm Oranı

Kanser teşhisi konulan hastalarda yaklaşık 100 kansere yakalanan hastadan 18

Tedavi alan hasta 5 yıl içinde yaşamına devam eder. Geri kalan kısımsa tedaviye cevap vermez.

Yemek Borusu Kanseri Yaşam Süresi

Erken teşhis konulan ve tedavi alan hastalarda bu oran 5 yıldan fazla olabiliyor. Tedavi almayan hastalarda ise bu oran 2 yola kadar düşebiliyor.

Bugün bir iyilik yap ve bu yazıyı arkadaşlarınla paylaş.

Sağlıcakla Kalın...

YASAL UYARI Bu yazı yalnızca aydınlanma amaçlıdır ve mesleki tanı ve tedavilerin yerini alması için kullanılmamalıdır. Herhangi bir sağlık ile ilgili kararlar vermeden önce veya belirli bir tıbbi durum hakkında danışmanlık, rehberlik ve tedavi için daima sağlık uzmanınıza danışmayı unutmayın. 


Bugün bir iyilik yap, bu yazıyı arkadaşlarınla paylaş :

BU YAZIYI OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YORUMLAR

    Bu yazıya daha önce hiç yorum yapılmamış.
    İlk yorumu sen yap!

Yorum yap

Geçersiz bir mail adresi girdiniz. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun. *

Yandex.Metrica