Su çiçeği hastalığı nedir nasıl tedavi edilir?

Su çiçeği hastalığı nedir nasıl tedavi edilir?
Su çiçeği hastalığı nedir nasıl tedavi edilir?

Çocukluk çağı bulaşıcı hastalıklardandır. Bulaştıktan sonra kuluçka dönemi başlar. Yaklaşık iki hafta ardından halsizlik, burun akıntısı gibi bulgular görülür. Suçiçeği olarak isimlendirilmesinin sebebi vücutta ortaya çıkan kırmızı, içi su dolu kabarcıklardan dolayıdır. Saç diplerinde bile bu döküntülere rastlanır. Yüzde, sırtta, göğüste, bacaklarda ve az miktarda kollarda görülebilir. Ateşlenmeye ve şiddetli kaşıntıya sebep olurlar. Kaşınırlarsa ciddi lekeler, delikler gibi kalıcı hasarlara yol açacaktırlar. Çok nadir olarak ağır seyrettiğinde zatürre, menenjit, böbrek yetmezliği gibi hastalıklara sebebiyet verebilir.

Virüs içeren ve çoğunlukla çocuklarda görülen bir hastalıktır. Bu hastalığa neden olan virüs Varicella zoster virüsüdür. Bu virüs suçiçeğine neden olduğu gibi zona hastalığına da neden olmaktadır. Çocukken suçiçeği olanlar ilerleyen zamanlarda zona hastalığına yakalanabilirler.

Virüsün evresi yaklaşık 10 – 20 gün arasındadır. Vücutta ya da yüzde kendini içi su dolu döküntüler ile belli eder. Bu hastalığın beraberinde halsizlik ve yüksek ateş görülebilir. Önce hafif bir pembe lekelenme ile başlayıp sonra içi dolu kırmızı su kabarcıklarına dönüşür. Bu kabarcıkların içindeki su 12 – 24 saatte kabuk bağlar ve dökülünce yerine yenisi gelir. Yüzde, saç derisinde, kol ve bacaklarda daha az görülen bu döküntüler vücutta fazla miktarda çıkar. Aşırı kaşınma hissi yaratır ve içi su dolu döküntüler patlatıldığında vücutta iz bırakabilir. Bunun için kaşınmamaya dikkat edilmelidir. Hatta bu durum bakteri veya enfeksiyon kapılmasına kadar yol alabilir. Eğer küçük yaşlarda suçiçeği geçirmediyseniz yetişkinlikte bu hastalık daha ağır olabilir.

Su Çiçeği Tedavisi Nasıl Olur?

Suçiçeği tedavisinde genelde antibiyotik tercih edilmez. Suçiçeği geçiren hastalar sıcak yerlerde tutulmaz. Çünkü terleme arttıkça kaşıntı da artar. İsterseniz çocuklara hafif ılık su ile duş yaptırabilirsiniz. Bu hastalık yaklaşık 7 gün sürer. Daha ağır hastalık geçiren kişiler kesinlikle bir doktora başvurmalıdır. Eğer bağışıklık sisteminiz güçlüyse sadece ilaç ve krem de kullanabilirsiniz. Bu tedavi sırasında asla aspirin kullanılmaz. Çünkü aspirin suçiçeği ile birleşince koma durumu olabilir. Suçiçeği geçiren çocukların temizliği de çok önemlidir. Tırnakları kesip sabunlu su ile yıkamak enfeksiyonların önüne geçer. Çok tehlikeli olabileceği gibi aynı zamanda bulaşıcı bir hastalıktır.

Hastalığa yakalanan kişi hastalanmadan önce virüsü yaymaya başlar. Genelde oluşan kabuklar ile temas bu hastalığı bulaştırmaya yeterlidir. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında bu hastalığa daha çok rastlanır. Bu durumla karşılaşıldığında aşı yaptırılması doktorlar tarafından tavsiye edilir. Suçiçeği aşısı bu hastalıkta çok önemlidir. Eğer çocuğunuz bu virüse maruz kalmışsa aşı ilk 72 saat içinde onu koruyacaktır.

Su Çiçeği Aşısı

Suçiçeği, antibiyotiklerle tedavi edilemeyen viral bir hastalıktır. Ateş düşürücü olarak kullanılan parasetamol dışındaki ilaçlar bakteriyel enfeksiyon riskini arttıracağı için önerilmez. Solunum yoluyla bile bulaşan bir hastalık olması çocuğun toplu ortamlarda bulunmamasını gerektirecektir. Hava yolu, birebir temas, öksürük, hapşırık gibi yollarla bulaşabilir.

Sağlık Bakanlığı'nca yapılan aşılar arasına suçiçeği aşısı da eklenmiştir. Bu aşı canlı virüs enjekte ederek 12-18 yaş grubu için bir doz olarak, 13 yaş çocukları ve daha büyük erişkinlere ise iki doz şeklinde bir veya iki ay aralıklarla yapılır.

Aşı yüzde doksan beş oranında suçiçeği hastalığını önler. Bağışıklığı güçlendirip, vücudun hem bu hastalığa hem de diğer hastalıklara karşı direnç kazanmasını sağlar. Hastalığın tek kurtuluş yolu aşı olmaktır fakat bazı durumlarda aşı olunsa da su çiçeği hafif döküntülerle yaşanabilir.

Aşı; T hücre immun yetmezliği, lösemi, lenfoma, kemik iliği ve lenfatik sistemi tutan maliğnensi hastalıkları olanlara uygulanmamalıdır. Hamileler bu aşıyı yaptıramazlar. Ayrıca aşı sonrası bir ay boyunca hamile kalınmamalıdır. Aşılanmış çocuklar, doktor önermedikçe asprin kullanmamalıdır.

Aşının en çok bilinen yan etkileri aşı yapılan yerde kaşıntı, şişkinlik veya kızarıklıktır. İlk dozda hasta alerjik bir etki gösterirse, ikinci dozu yaptırmamalıdır.


Bugün bir iyilik yap, bu yazıyı arkadaşlarınla paylaş :

BU YAZIYI OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YORUMLAR

    Bu yazıya daha önce hiç yorum yapılmamış.
    İlk yorumu sen yap!

Yorum yap

Geçersiz bir mail adresi girdiniz. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun. *

Yandex.Metrica